Randevu oluşturmak, tedavi süreçleri hakkında bilgi almak veya size en uygun değerlendirme için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.
Tüp bebek tedavisi (IVF — in vitro fertilizasyon), yumurta ve spermin laboratuvar ortamında bir araya getirilerek döllenmenin sağlanması ve gelişen embriyonun rahme yerleştirilmesi esasına dayanan bir üremeye yardımcı tedavi yöntemidir.
Doğal döllenmede bu süreç tüplerde gerçekleşir. Tüp bebek tedavisinde ise döllenme, kontrollü laboratuvar koşullarında gerçekleştirilir. Bu nedenle yöntem, doğal yolla gebelik elde edilmesini engelleyen çeşitli durumlarda gündeme gelir.
Tedavi tek bir standart uygulama değildir. Çiftin yaşı, infertilite süresi, altta yatan neden ve önceki tedavi öyküsü; kullanılacak protokolü, ilaç dozlarını ve laboratuvar yaklaşımını belirler. Bu nedenle her tedavi planı kişiye özel oluşturulur.
Tüp bebek, infertilite değerlendirmesinin ardından ve genellikle daha basit yöntemler uygun görülmediğinde ya da sonuç vermediğinde düşünülür. Başlıca durumlar şunlardır:
Bu başlıkların hiçbiri tek başına doğrudan tüp bebek anlamına gelmez. Karar, çiftin birlikte değerlendirilmesi ve tetkiklerin bütün olarak yorumlanmasıyla verilir.
Tedaviye başlamadan önce çiftin her iki üyesi de değerlendirilir. Bu aşamada genellikle şunlar istenir:
Bazı çiftlerde genetik danışmanlık veya ek uzmanlık görüşü gerekebilir. Değerlendirme tamamlandığında, uygulanacak tedavi yöntemi ve protokol belirlenir.
Uygun görülen olgularda embriyolar dondurularak saklanabilir ve sonraki bir dönemde transfer edilebilir. Dondurulmuş embriyo transferi, tedavi planının doğal bir parçası olabilir.
Her iki yöntemde de döllenme laboratuvar ortamında gerçekleşir; fark döllenmenin nasıl sağlandığındadır.
Hangi yöntemin uygulanacağı, sperm parametreleri ve önceki tedavi öyküsü değerlendirilerek belirlenir.
Tüp bebek tedavisi yakın takip gerektiren bir süreçtir. Bilinmesi gereken başlıca durumlar:
Tedavi sürecinde şu durumlarda hekime başvurulmalıdır: hızla artan karın şişliği, şiddetli karın ağrısı, günde birkaç kilo artış, idrar miktarında belirgin azalma, nefes darlığı, sürekli bulantı-kusma veya ateş.
Tüp bebek tedavisinin sonucu tek bir etkene bağlı değildir. Süreci etkileyen başlıca unsurlar şunlardır:
Bu etkenlerin ağırlığı her çiftte farklıdır. Bu nedenle kişiye özel değerlendirme yapılmadan genel bir öngörüde bulunmak doğru değildir; süreç ve beklentiler hekimle birebir görüşmede ele alınır.
Embriyonun tutunabilmesi için rahim içi ortamın uygun olması gerekir. Polip, rahim içi yapışıklık, rahim perdesi veya rahim boşluğuna taşan bir miyom bu ortamı olumsuz etkileyebilir.
Bu nedenle, ultrasonda şüpheli bir bulgu olan ya da daha önce başarısız transfer yaşamış hastalarda histeroskopi gündeme gelebilir. Benzer şekilde, endometriozis veya tüplerde sıvı birikimi düşünülen olgularda laparoskopi değerlendirmeye dâhil edilebilir. Her iki yöntem de her hastada rutin olarak uygulanmaz.
Kliniğimiz Adana Seyhan’da, Kurtuluş Mahallesi Ziyapaşa Bulvarı üzerinde yer almaktadır. Üremeye yardımcı tedavi süreçleri, jinekolojik endoskopi ve üreme tıbbı alanındaki akademik birikim doğrultusunda yürütülmektedir.
Çocuk sahibi olma sürecinde değerlendirme yaptırmak veya mevcut bir tedavi planı hakkında ikinci bir görüş almak isterseniz, bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmanız uygun olur. Adres, çalışma saatleri ve ulaşım bilgileri iletişim sayfamızda yer almaktadır.
Bu sayfadaki bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Üremeye yardımcı tedavi uygulamaları Sağlık Bakanlığı mevzuatı çerçevesinde yürütülür. Tanı ve tedavi kararları, kişiye özel değerlendirme sonucunda verilir.
Yazan ve tıbbi içerik denetimi: Prof. Dr. Bülent Haydardedeoğlu — Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı. Hekim özgeçmişi için hakkımızda sayfasına bakabilirsiniz.
Son güncelleme: 12 Eylül 2026
Tüp bebek (IVF), yumurta ve spermin laboratuvar ortamında bir araya getirilerek döllenmenin sağlanması ve gelişen embriyonun rahme yerleştirilmesi esasına dayanan bir üremeye yardımcı tedavi yöntemidir.
Tüplerin tıkalı olması, erkek faktörü, yumurtalık rezervinin azalması, endometriozis, polikistik over sendromu, açıklanamayan infertilite ve aşılama denemelerinden sonuç alınamaması başlıca durumlardır. Karar, çiftin birlikte değerlendirilmesiyle verilir.
Kadında hormon değerlendirmesi, yumurtalık rezervi incelemesi ve ultrason; erkekte sperm analizi temel tetkiklerdir. Gerektiğinde rahim içi değerlendirme, genetik danışmanlık ve ek tetkikler istenebilir. Her iki eşte de bulaşıcı hastalık taraması yapılır.
Yumurtalıkların uyarılması genellikle bir buçuk ila iki hafta sürer. Buna yumurta toplama, embriyo gelişimi ve transfer aşamaları eklenir. Transferden yaklaşık iki hafta sonra gebelik testi yapılır. Toplam süre kişiye ve seçilen protokole göre değişir.
Klasik IVF’te yumurta ve çok sayıda sperm aynı ortamda bırakılır ve döllenme kendiliğinden gerçekleşir. ICSI’de ise seçilen tek bir sperm mikroskop altında doğrudan yumurtanın içine verilir; sperm parametrelerinin yetersiz olduğu veya daha önce döllenme sorunu yaşanmış olgularda tercih edilir.
İşlem genellikle hafif anestezi altında yapılır ve kısa sürer. Vajinal yoldan ultrason eşliğinde gerçekleştirildiği için karında kesi açılmaz. İşlem sonrası birkaç gün hafif kasık ağrısı ve dolgunluk hissi olabilir.
Transfer genellikle ağrısızdır ve anestezi gerektirmez. İnce bir kateter yardımıyla yapılan kısa bir işlemdir. Sonrasında kısa bir dinlenmenin ardından günlük yaşama dönülebilir.
Uzun süreli yatak istirahatinin gerekli olduğuna dair bir zorunluluk yoktur. Ağır fiziksel zorlanmadan kaçınmak kaydıyla normal günlük yaşam sürdürülebilir. Hekimin kişiye özel önerisi esas alınmalıdır.
Uygun görülen olgularda embriyolar dondurularak saklanabilir ve sonraki bir dönemde transfer edilebilir. Dondurulmuş embriyo transferi, tedavi planının doğal bir parçası olabilir. Saklama koşulları ve süreleri Sağlık Bakanlığı mevzuatıyla düzenlenir.
Transfer edilecek embriyo sayısı, çoğul gebeliğin anne ve bebekler açısından taşıdığı riskler nedeniyle sınırlıdır ve Sağlık Bakanlığı mevzuatı ile tıbbi ölçütler çerçevesinde belirlenir. Kadının yaşı ve deneme sayısı bu kararda belirleyicidir.
Yumurtalıkların hormon tedavisine beklenenden fazla yanıt vermesidir. Karın şişliği, ağrı ve bulantı ile seyredebilir. Günümüzde protokol seçimi ve yakın takiple riski azaltılmaktadır. Hızla artan karın şişliği, günde birkaç kilo artış veya nefes darlığı durumunda hemen hekime başvurulmalıdır.
Her hastada gerekli değildir. Ultrasonda şüpheli bir bulgu varsa, tekrarlayan gebelik kaybı öyküsü bulunuyorsa ya da daha önce başarısız transfer yaşanmışsa önerilebilir. Rahim içi ortamın embriyonun tutunması için uygun olması önemlidir.
Çoğu hasta tedavi süresince çalışma hayatını sürdürebilir. Yumurta toplama günü ve sonrasındaki kısa dönemde dinlenme gerekebilir. Ağır fiziksel iş yapanlarda hekimin önerisi dikkate alınmalıdır.
Sigara ve alkolün her iki eş için de bırakılması önerilir. Dengeli beslenme ve uygun kilo aralığında olmak tedavi yanıtını olumlu etkileyebilir. Kullanılan tüm ilaç ve takviyeler, bitkisel ürünler dâhil, hekime bildirilmelidir.
Kadının yaşı ve yumurtalık rezervi, infertilitenin altında yatan neden ve süresi, sperm parametreleri, embriyo gelişiminin niteliği ve rahim içi ortamın uygunluğu başlıca etkenlerdir. Bu etkenlerin ağırlığı her çiftte farklı olduğundan, kişiye özel değerlendirme yapılmadan genel bir öngörüde bulunmak doğru değildir.
Süreç duygusal olarak yorucu olabilir; özellikle bekleme dönemleri kaygı yaratabilir. Gerektiğinde psikolojik destek almaktan çekinilmemelidir. Eşlerin süreci birlikte yürütmesi de önemlidir.
Hızla artan karın şişliği, şiddetli karın ağrısı, günde birkaç kilo artış, idrar miktarında belirgin azalma, nefes darlığı, sürekli bulantı-kusma veya ateş durumlarında vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.
Kişisel verileriniz KVKK kapsamında işlenmekte ve korunmaktadır.